Oktay Rifat

Yazarlar, Şairler Yorum yok »

Türk şairi ve yazarıdır (Trabzon, 1914). Şair ve dilci Samih Rifat’ın oğlu olan Oktay Rifat ortaöğrenimini Ankara Erkek Lisesi’nde (1932), yükseköğrenimini de Ankara Hukuk Fakültesi’nde (1937) tamamladıktan sonra devlet sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı tarafından doktora yapmak üzere Paris’e gönderildi. Bu kentte başladığı çalışmalarını savaş nedeniyle bitiremeden yurda döndü (1940). Bir süre Maliye Bakanlığı’nda ve Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde çalıştıktan sonra avukatlık mesleğine geçti. İstanbul’da Devlet Demiryolları işletmesinde avukatken emekliye ayrıldı (1973).

  • YAPITLARININ ÖZELLİKLERİ

Oktay Rifat hece ölçüsünü kullanarak yazdığı ilk şiirlerini Varlık dergisinde yayımladı (1936). Sonraları, Orhan Veli Kanık ve Melih Cevdet Anday‘la birlikte şiirin geleneksel kurallarına karşı çıkarak, gelişen Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 137 defa okunmuştur.

Oftalmoloji

Bilim Tarihi 2 Yorum »

Gözün yapısı, çalışması ve hastalıklarını konu edinen tıp dalıdır.

  • ÇEŞİTLİ ALANLAR

Oftalmoloji,bir başka deyişle göz hastalıkları bilimi, çok çeşitli alanları kapsayan bir tıp uzmanlık alanıdır. Gerçekten de oftalmolojinin, görme kusurlarının uygun mercekler salık verilerek düzeltilmesi ve özellikle gözle ilgili hastalıkların tedavisi dışında, nöroloji ve genel hastalıklarla da birçok bağlantısı vardır, bu da göz ve işlevleri üstünde etkisi olan hastalıkların çokluğundan kaynaklanır. İncelemelerini özen ve titizlikle yapan göz hastalıkları uzmanı, öncelikle görme işlevi ve kusurlarını nesnel olarak değerlendirir ve düzeltici Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 114 defa okunmuştur.

Jacques Offenbach

Müzik Tarihi Yorum yok »

Alman asıllı Fransız bestecisidir (Köln, 1819-Paris, 1880).
Köln havrası şarkıcılarından birinin oğlu olan Jacques Offenbach (asıl adı jacob Eberst’tir) 1833′te Paris’e giderek konservatuvara yazıldı ve orada viyolonselci Vaslin’in öğrencisi oldu. Meslek yaşamına önce turnelere çıkan, daha sonra da Opera Comique’ in orkestrasında çalan virtüöz sanatçı olarak başladı. 1847′de Comedie -Française’de orkestra şefi olan müzikçi, Alfred de Musset‘nin Chandelier’ si (Şamdancı) için şarkı besteledi. 1885′te yöneticiliğe başladı ve bir operet tiyatrosu açtı: Bouffes-Parisiens. Tamamını oku »

Bu yazı bugün 1 defa okundu.. Toplamda 61 defa okunmuştur.

Odak

Genel Bilgiler Yorum yok »

Optikte, ışık ışınlarının bir aynadan yansıdıktan ya da bir mercekten geçtikten sonraki yakınsama noktasıdır. Küresel bir aynanın ya da küresel bir merceğin ana görüntü odağı aynanın ya da merceğin eksenine paralel bir silindirik demetten çıkan ışık ışınlarının yansımadan ya da kırılmadan sonra yöneldikleri (ya da yönelir gibi göründükleri) noktadır . Işınlar tam olarak noktadan geçiyorsa odak gerçektir; yansımış ya da kırılmış demet konik ya da ıraksak ise odak zahiridir.Buna karşılık,eksen noktasına yerleştirilen noktasal bir kaynak (zahiri ya da gerçek) kırılma ya da yansımadan sonra eksene paralel silindirik bir demet veriyorsa, noktaya ana nesneodak adı verilir . Eksene dik olan ve odaktan geçen düzlemler, odak düzlemleridir. Odak düzlemlerinin ikincil eksenlerle (yani aynanın eğrilik merkezinden ya da merceğin optik merkezinden geçen eksenlerle) kesişme noktaları, ikincil odaklardır . İçbükey ya da Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 82 defa okunmuştur.

Nükleer fizik

Bilim Tarihi Yorum yok »

Atom çekirdeğini ve temel tanecikleri, aralarındaki etkileşimler açısından, düşük enerjiler alanında inceleyen fizik dalıdır (çekirdek fiziği de denir). Nükleer fizik, İkinci Dünya savaşının sonundan beri çok büyük bir gelişme gösterdi. Biz burada söz konusu dalın sınırlarını belirleyerek, düşük enerjili nükleer fizik olarak adlandırılan bölümünü, bir başka deyişle enerjileri onda birkaç megaelektronvolttan (MeV) birkaç on megaelektronvolta kadar olan tanecikleri ele alacağız. Nükleer fizik, doğal bir radyoaktif kaynaktan çıkan a tanecikleriyle (helyum çekirdekleri) azot çekirdeklerinin bombardıman edilerek yapay dönüşümün (transmütasyon) gerçekleştirilmesinden sonra XX. yy’ın başlarında doğdu. Ama doğal kaynaklardan yayınlanan taneciklerin enerjisinin yetersiz kaldığı çok çabuk ortaya kondu ve fizikçiler, 1930′dan başlayarak bu tanecikleri doğrudan doğruya oluşturmaya ve hızlandırmaya yöneldiler. İlk doğrusal Tamamını oku »

Bu yazı bugün 2 defa okundu.. Toplamda 242 defa okunmuştur.

Şemseddin Fenarî

Türkler Tarihi Yorum yok »

1350′de Maveraünnehir’de doğmuştur. Doğduğu yıllar, Maveraünnehir ve çevresinin büyük kargaşalıklar içinde çalkalandığı yıllardır. Oradan kaç yaşında ve ne suretle Anadolu’ya geldiği bilinmemektedir. İlk öğrenim yıllarında, ilk öğrenimini ve gerekli bilgileri, Horasan, Taşkent çevrelerindeki yetkili hocalardan aldığı ve göç dalgaları ile Anadolu’ya geldiği sanılmaktadır. Osmanlı kuruluşunun ilk günlerinde Bursa çevresinde görülmüş, derin bilgisi, anlayışı ile hemen dikkati çekerek etrafında insanların kümelendiği bir bilgin olmuştur. Kurduğu fikrî otorite, Osmanlı beylerini de etkilemiştir. O kadar ki, Yıldırım Beyazıt, Niğbolu zaferinden sonra içkiye alışması ve sarayında içki âlemleri tertiplediğinin duyulması üzerine, Şemseddin Fenarî’nin cephe alması, padişahı frenlemiş ve daha dikkatli davranmasına sebep olmuştur. Zamanın ünlü kişilerinden ders alarak kültürünü zenginleştirdiği biliniyor. Bu arada, Cemalettin Aksarayi ve Mısır’da Şeyh Kemaleddin gibi büyük üstadlardan dersler görmüş, din bilgisinin yanında matematik ve astronomi öğrenmiştir. Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 77 defa okunmuştur.

Mehmet Emin Yurdakul

Şairler Yorum yok »

Türk milletinin yüceliğini şiirlerinde haykıran ve “Millî şair” sıfatını alan Mehmet Emin Yurdakul, 1869′da İstanbul’da doğmuştur. Babası Balıkçı Salih Reistir. Eğitimine sübyan mektebinde başlamış, sırasıyla Askeri Rüştiye Mülkiye Okulunun İdadi kısmına yazılmış fakat kısa bir süre sonra, Hukuk mektebine girmiştir. Burada öğrenimini tamamlayamamış, 1913′e kadar Erzurum, Trabzon, Sivas ve Hicaz’da çeşitli memurluklar ve yöneticilik yapmıştır. 1897′de “Cenge Giderken” adlı manzumeyi yazmıştır. Mehmet Emin, sarayın ve dönemin aydınlarının sevgisini kazanmıştır. 1907′de İttihat ve Terakki Cemiyetine girerek Abdülhamit’e karşı muhalif olmuştur. Türk Yurdu dergisinin kurucuları arasında olan Yurdakul, İttihat Terakki cemiyetince mebus olması istendiğinde bunu reddetmiş ve Erzurum’a geçmiştir. 1908 inkılâbında Erzurum’da olan yazar, İstanbul’a döndüğünde çalışmalarına yeniden başlamış ve ölümüne kadar sürdürmüştür. 14 Ocak 1944′de vefat etmiştir. Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 86 defa okunmuştur.

Nötron nedir?

Bilim Tarihi Yorum yok »

Atom çekirdeğinin temel taneciği, bileşenidir.
Kimyasal tepkimelerde şu simgelerden biriyle betimlenir: n, n°

  • TARİHÇE

1930′da bir berilyum hedefini a ışınlarıyla (helyonlar) bombardıman eden Bothe ve Becker, bir elektrik alanı ve bir magnetik alan tarafından saptırılmayan çok girgin bir ışınım yayınımı gözlemlediler ve bunu, ışık ile X ışınlarına (elektromagnetik ışınım] benzeyen bir ışınım olarak değerlendirdiler. Aynı dönemde, Frederic joliot, parafin molekülündeki hidrojen çekirdeklerinin bu ışınım üstündeki etkisini inceledi. 1932′de, Ghadwick, bu ışınımın elektromagnetik yapısıyla ilgili varsayımdan vazgeçerek bunun elektriksel yükü olmayan taneciklerden oluştuğu görüşünü benimsedi. Bu tanecikler nötronlardı.Bir yandan,elektrik ve Tamamını oku »

Bu yazı bugün 3 defa okundu.. Toplamda 224 defa okunmuştur.

Nöron nedir?

Bilim Tarihi 2 Yorum »

Çekirdekli bir gövde bölümüyle protoplazma uzantıları ve silindireksenden oluşan sinir hücresidir. Sinir sisteminin temel birimi olan nöronun başlıca özelliği sinirsel uyarıyı aktarmaktır.
Öz yapıları bakımından aynı oldukları öbür hayvansal hücrelerin tersine nöronların iki uzantısı vardır . Bunlardan biri, uzunluğu 1 m’yi bulan ya da aşan ve dallanmalarla son bulan uzun bir lif, yani silindireksendir (akson), bunun bazen yan kolları da bulunur. Öbürü, yani protoplazma uzantıları (dendritler) kısa ve çalımsı dallanmalardan oluşur. Silindireksen ya da asıl sinir lifi uzantısı çoğunlukla yağ yapılı kesintili bir kılıfla (miyelin) kaplıdır; miyelin kılıfı koruyucu ve yalıtkan bir gömlek görünümündedir, yalnızca hücrelerarası birleşme noktalarında (yani Ranvier düğümleri) kesintiye uğrar.

  • SİNİR HÜCRELERİNİN ÇEŞİTLİ TİPLERİ

Sinir hücreleri genel olarak yapısal özelliklerine göre ayrılır: Buna göre nöron tipleri şöyle sıralanabilir: ÇOKKUTUPLU NÖRONLAR. Beden uzunluğuna erişebilen bir silindireksenleri ve birçok protoplazma Tamamını oku »

Bu yazı bugün 0 defa okundu.. Toplamda 174 defa okunmuştur.

Normanlar

Medeniyetler tarihi Yorum yok »

IX. yy.ve X. yy’da kuzeybatı Avrupa’ yı kasıp kavuran İskandinavyalı işgalciler.
Daha sonra İngiltere’ye ve Normandiya’ya yerleşen Normanlar XI. yy’da da Sicilya’ya ve Doğu’ya kaydılar. İskandinavya’da V. yy’dan başlayarak bir dinginlik ve gelişme (Vendell uygarlığı) dönemi başladı; daha sonra VIII. yy’ın bitimine doğru İskandinavyalılar yeniden Avrupa’ya saldırılara giriştiler.

  • NORMAN YAYILMASI: VİKİNGLER VE VAREGLER

Normanlar (Kuzey adamları) ya da Vikingler (İskandinavyalıların kendilerine taktıkları ad) terimleri, birbirine komşu ama, yayılma alanları, nedenleri ve amaçları farklı olan üç halk için kullanılır: İsveçliler; Danimarkalılar; Norveçliler. İsveçliler bütün çabalarını Baltık’ta yoğunlaştırarak, Varegler adı altında bir uçtan öbür uca Rus topraklarına ve Asya’ya kadar sızdılar. Danimarkalılar çoğunlukla Doğu İngiltere’de ve Galya’da etkili oldular. Daha serüven düşkünü olan Norveçlilerse okyanusa açıldılar, İzlanda, Grönland, hatta Newfoundland’ı buldular. Batı dünyası İskandinav yayılmasının bilincine, 793′te Lindisfarne İskoç manastırının Norveçliler tarafından yakılıp yıkılması sırasında vardı. Gerçekte, VII. yy’dan başlayarak güney Baltık kıyılarında İsveç ve Danimarka’nın ticaret acenteleri açılmıştı, VIII. yy’da da İngiltere’nin kuzeydoğusuyla İskandinavya arasında ticari alışverişler başlamıştı. Ama VIII. yy’ın sonlarında, yayılma Tamamını oku »

Bu yazı bugün 1 defa okundu.. Toplamda 104 defa okunmuştur.

Toplam 38«1234567»...Son »