Osman Gazi (Osman I)
Osmanlı Padişahları 17 Ocak. 2008, 8:08pmOsmanlıların kurucusu ve birinci Osmanlı padişahıdır (Söğüt, 1258-Söğüt, 1326).
Kurduğu devlete adını veren Osman I’in (Osman Gazi ve Osman Bey adlarıyla da anılır) bağlı olduğu Kayı boyunun Anadolu’ya nasıl ve ne zaman geldiği konusunda olduğu gibi Osman Bey’in adı da hâlâ tartışmalıdır. Ataman veya Otman biçiminde de söylenen Osman I’e, bazı kaynaklar Kara Osman Bey de demektedir. Kayı boyunun, XII. yy’ın ilk yarısında, Alaeddin Keykubat I döneminde, Maveraünnehir dolaylarından, Moğol istilası nedeniyle kaçarak Anadolu’ya geldiği sanılır. Bir kaynağa göre, Kayı boyu, 1230‘da Anadolu Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat I ile Harzemşahlar arasında Erzincan yakınlarında meydana gelen Yassı Çimen Savaşı’nda Selçukluların yanında yer almıştır. Kayı boyunun başındaki Ertuğrul Bey’in (Ertuğrul Gazi), 1281‘de Söğüt’te ölümüne kadar yarım yüzyıl Kayı boyunun beyliğini yaptığı bilinir. Önce Ankara’ya, daha sonra da Eskişehir dolaylarına uç beyliği olarak yerleşen Kayı boyunun başkenti Söğüt, Eskişehir - Bilecik arasındaydı. 1281‘de, Ertuğrul Bey’in ölümü üzerine Osman I,Kayı boyunun beyi olarak seçildi ve seçildi ve Edebali’nin kızı Mal Hatun’ la evlendi. Osman I döneminin ilk savaşı Ermeni Beli (Derbendi) Savaşı’ dır (1284). Ertuğrul Bey döneminden beri Kayı boyunun Bilecik tekfuruyla dostluğu sürüyordu. Kayılar yaylaya çıkarken bazı eşyalarını Bilecik’e emanet bırakıyor, dönüşte geri alıyorlardı. Anlaşmaya göre bu işler silahsız gençler ve kadınlar tarafından yapılır, buna karşılık da tekfura bazı hediyeler verilirdi.
Kayı boyunun gidiş ve dönüşlerinde, İnegöl tekfuru saldırıda bulunarak zarar veriyordu; hatta bununla da yetinmeyerek çevre tekfurlarını Osman Bey’e karşı kışkırtıp Ermeni Beli denen bölgede Osman I’e pusu kurdu. Bilecik tekfuru aracılığıyla bu durumdan haberi olan Osman I kuvvetlerinin az olmasına karşın savaşı kabul etti. Bu savaşta kardeşi Sarı Batı’nın (Sarı Yatı) oğlu Bay Hoca şehit oldu. Osman I’in ilk önemli başarısı Kolca (Kulaca Hisar) kalesine yaptığı baskınla kaleyi fethetmesidir. Bu kalenin fethi İnegöl ve Karacahisar tekfurlarının birleşmelerine yol açtı. Donamiç dolaylarında yapılan İkizce (Erice) Savaşı’nı Osman I’in kazanmasına karşın kardeşi Sarı Batı şehit oldu.
Bu başarılarından dolayı Selçuklu hükümdarı Gıyasettin Mesut II, uç beyi olan Osman I’e bir ferman gönderip, Söğüt ve yöresini yurt olarak verdiğini bildirdi. Osman I, sultana karşı bağlılığını göstermek amacıyla, öteden beri düşmanca davranan İnegöl tekfuruna ani bir baskın yaparak tekfuru öldürdüğü gibi pek çok ganimet aldı. Bu başarısı üzerine Selçuklu sultanı, Kara Balaban Çavuş ile Osman I’e bir ferman daha göndererek bütün vergilerden arındırıldığını bildirdi. Ayrıca tuğ, alem, altın kılıç, gümüş takımlı at ve yüz bin dirhem para gibi beylik alametlerini gönderdi. Onun bu başarıları Bursa ve İznik tekfurlarını kaygılandırdı. Osman I de onlara gözdağı vermek amacıyla İznik ve çevresine akınlar yaparak birçok ganimet elde etti. Yarhisar ve Karacahisar tekfurları öncülüğünde Osman I’e karşı yeniden bir ittifak yapıldı. Osman I buna karşılık uzun bir kuşatmadan sonra Karacahisar kalesini fethetti (1291). Çevreye akınlar yaparak birçok ganimet ve tutsak aldı, alınan ganimetlerin beşte birini, İslam geleneği gereği, Konya’ya Selçuklu sultanına gönderdi. Kalanını ise savaşa katılan gaziler arasında paylaştırdı. Gene aynı yıllarda Osman I’in Sakarya ırmağının yukarı havzasına akınlar yaptığı, bu akınların Göynük, Sorgun, Taraklı ve Mudurnu yörelerine kadar uzandığı bilinmektedir. Osman I, bu olaylardan sonra yedi yıl kadar Bizans topraklarına akın yapmadığı gibi herhangi bir tekfurla da savaşmadı.
Bu süre içinde gene Bilecik tekfuru ve özellikle Harman kaya tekfuru Köse Mihal ile dostluğunu sürdürdü. Ama tekfurlar, Osman I’in çevrede güç kazanmasını kaygıyla izliyorlardı. Bilecik tekfurunu Osman I’in aleyhine döndürerek ve onu Yarhisar tekfurunun kızıyla evlenen Bilecik tekfurunun düğününe çağırarak öldürmeyi amaçladılar.Durumu köse Mihal aracılığıyla öğrenen Osman I,her zamanki gibi yaylaya çıkma bahanesiyle kırk gaziyi kadın kılığında Bilecik Hisarı’na soktuğu gibi Çakır Pınarı’nda toplanan düğün alayıyla birlikte gelin Horofira’yı(Horophira) da tutsak etti. Yarhisar ve Bilecik fethedildi (1298). Horofira’nın adı Nilüfer olarak değiştirilerek Osman I’in oğlu Orhan Bey ile evlendirildi. Şehzade Süleyman Paşa ve Murat I’in anneleri, Nilüfer Hatun’dur.
Osman I, İnegöl tekfurunu cezalandırmak üzere komutanlarından Turgut Alp’i İnegöl’ün fethi için gönderdi. Kısa zamanda İnegöl ve çevresi Osmanlılara katıldı.Bu tarihlerde Osman I’in uç beyi olarak bağlı olduğu Anadolu Selçuklu Devleti’de bazı tehlikelerle karşı karşıyaydı; Anadolu’da Moğol baskısı artmış, zaman zaman İlhanlı prensleri Anadolu’da ayaklanır olmuşlardı. İlhanlı hükümdarı Gazan Mahmut Han, Anadolu Selçuklu hükümdarı sultan Alaeddin Keykubat III’ü Konya’dan alarak İran’a götürdü. Bu durum Anadolu’da bir boşluk yarattı. Selçuklu tahtının boş kalması üzerine devlet otoritesinin zayıflamasını fırsat bilen Anadolu Türk beyleri daha da bağımsız hareket etmeye başladılar. Bir yandan da Anadolu’nun doğrudan İlhanlıların denetimine geçmesinin verdiği tedirginlik ve güvensizlik bütün Anadolu’ya ve uç beyliklerine yayıldı. Birçok Selçuklu devlet adamı, komutan yıllarca Bizans ve tekfurlarıyla cihat ve gaza yapan Osman I’in hizmetine girdiler. Ayrıca Anadolu’daki Türkmen boyları kitleler halinde Bizans’a karşı din uğruna savaşmak için Osmanlı ülkesine yöneldiler. Böylece daha da güçlenen Osman I, Türkmen beylerinin de desteğiyle Oğuz töresine uygun törenle bağımsızlığını ilan etti (1299). Anadolu Selçuklu devlet düzeni temel alınarak devlet kurumlarının temelleri atıldı. Her kaleye subaşı, kadı ve dizdar atandı (Osmanlılarda ilk kadı ve subaşının 1288‘de fethedilen Kara Hisar kalesine atandığı sanılmaktadır). Yenişehir ve Yund kaleleri de bu sırada fethedildi. Yenişehir, Bursa’ya yakın olması ve denetiminin daha yakından yapılabilmesi için beyliğin merkezi oldu. Osman I, yönetimindeki toprakları beş bölgeye ayırdı. Bileciği kayınpederi Edebali’nin yönetimine vererek kendi ailesini buraya yerleştirdi. Sultan Önü ve çevresini oğlu Orhan Bey’e, Eskişehir ve dolaylarını Gündüz Alp’a, İnegöl’ü Turgut Alp’a, Yarhisar’ı Hasan Alp’a, İnönü ve çevresini de Aykut Alp’a verdi. Osman I’in amcası Dündar Bey, Köprü Hisar kalesine yapılması tasarlanan saldırıya karşı çıktı. Toplanan savaş meclisindeki tartışma büyüyerek, Osman I’in, amcasını okla öldürmesiyle sonuçlandı. İznik’in doğusunda bulunan Köprü Hisar kalesi fethedildi. Osman I, 1303‘te İznik üstüne yürüdü. Kalenin çok sağlam olduğu, saldırıyla fethedilemeyeceği anlaşıldığından, İznik’in kuzeyindeki dağ eteğinde bir kale yapıldı. Taz Ali buraya komutan bırakılarak İznik kuşatmaya alındı ve çevresiyle ilişkisi kesildi. Harekâta devam eden Osman I, İznik çevresini vurarak Marmaracık kalesini aldı.
Osman I’in bölgedeki bu saldırılarını durdurmak amacını güden Bizans imparatoru, kızı Maria’yı İlhanlı hükümdarı Gazan Mahmut Han’a, onun ölümü üzerine de Olcaytu Muhammet Hüdabende Han’a nişanladı.
İlhanlı hükümdarı bazı girişimlerde bulunduysa da Osman I’in Bizans ve tekfurlarına karşı tutumunda bir değişiklik olmadı. Bursa tekfuru, Osman I’in hareketlerini kendisi için tehlikeli gördüğünden 1306‘da çevre kale tekfurlarıyla bir toplantı yaptı, Osman I’e karşı birlikte hareket etmenin gereği üstünde durdu ve bir ittifak yapıldı. Bu ittifaka başta Bursa olmak üzere Adranos, Kete, Bednos ve Kestel tekfurları katıldı. Birleşik tekfur kuvvetleri, İzmit’in kuzeydoğusunda Koyun Hisar önünde Osman Bey’le savaşa girdiler. Osman I’in yeğeni Aydoğdu şehit oldu. Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesini Osman Bey’in çabası önledi ve Osmanlılar savaşı kazandı. Çekilen tekfurlar ordusu izlenerek Dinboz’a kadar sürülen düşmanla yapılan ikinci çarpışmayı da Osman I kazandı. Kestel ve Bednos tekfurları savaş alanında öldürüldü Kete tekfurunun da esir edilerek kendi kalesi önünde öldürülmesi, kalenin hemen teslim edilmesini sağladı (bazı kaynaklara göre bu savaş 1301‘de yapılmıştır). Kısa zamanda Kestel ve Ulubat kaleleri de Osmanlıların eline geçti. Bu arada İznik çevresindeki Koçhisar kalesi elde edildi. Osman I yıllar öncesine dayanan dostluklarından dolayı Harmankaya tekfuru Köse Mihal’e Müslümanlığı kabul etmesini önerdi. Köse Mihal İslamlığı kabul ederek Abdullah Mihal adını aldı. Harmankaya toprakları Osmanlı topraklarına katıldı. Köse Mihal’in kılavuzluğuyla Leblüce, Mekece ve Lefke elde edildi. Üç kalenin tekfuru da bağlılığı kabul ettiklerinden yerlerinde bırakıldı. Osman I komutanlarından Samsa Çavuş’a Sakarya kıyısında Hisarcık’ı vererek bu tekfurları gözetim altında tutuyordu. Geyve Akhisarı (Pamukova) tekfuru Osman I’e karşı koyduğu için savaşıldı, tekfur gerileyerek kaleye kapandı, daha sonra da Kara Cebesi kalesine kaçınca, Geyve’deki Akhisar Kalesi Osman I’e kapılarını açtı. Tekir pınar kalesi kuşatması Aykut Alp’in oğlu Kara Ali’ye bırakıldı. Osman I Bursa ile ilgilenmeye başladı. Yapılan savaş toplantılarında Bursa’nın kuşatmayla alınamayacağı anlaşıldığından, çevresine iki küçük kale yapılarak kuşatıldı. Bu kuşatma, Bursa’nın iki kaleye konan küçük Osmanlı kuvvetleriyle fethine kadar on yıl sürdü. Bursa çevresindeki topraklar Osmanlıların eline geçtiği gibi Bursa’ya giriş çıkış ve yiyecek yardımına engel olundu. Osman I bu sırada Orhan Bey aracılığıyla Germiyanoğulları hizmetinde bulunan Çavdar aşiretinin bazı hareketlerini önledi. Orhan Bey bu olaydan sonra Sakarya boylarına bir sefer yaptı. Osman I, 1320‘de damla hastalığının artmasından dolayı tüm devlet adamlarını ve komutanlarını toplayarak, askeri hareketlerde oğlu Orhan Beyi vekil olarak atadığını bildirdi. Ancak ölümüne kadar beyliğin başında gene kendisi bulundu, önemli kararlar gene kendisinden çıktı. Osman I, Bizans’a karşı üç uç beyliği oluşturdu. Karadeniz’e kadar olan bölgeyi Konur Alp’a, İzmit ve çevresini Akça Koca’ya, İznik ve çevresinin ele geçirilmesi ve ülkeyi genişletme görevini de Samsa Çavuş’a verdi, Orhan Bey 1321‘de Mudanya’yı el ederek Bursa’yı iskeleden yoksun bıraktı. Gemlik ve Karamürsel’in alınması, Osmanlıların, Marmara denizinin güneyine yerleşmelerini sağladı. Öte yandan, Akyazı elde edilerek Mudurnu’ya kadar akınlar yapıldı. Bursa’nın on yıllık ablukasının, halkın umutsuzluğa düşmesine ve açlığın baş göstermesine yol açtığı anlaşılınca, kuşatma için görevlendirilen Ak Timur ve Balabancık, durumu Osman I’e bildirdiler.
Osman I, Bursa üstüne yürürken ordunun başında bulunmak istiyordu, ancak hastalığı son derece arttığından, ordusunu Yenişehir ovasına toplayarak, Bursa’nın kuşatılması ve fethiyle oğlu Orhan Bey’i görevlendirdiğini bildirdi. Orhan Bey’in emrine Köse Mihal, Turgut Alp, Şeyh Edebali, Şeyh Mahmut, Ahi Şemsettin, Ali Hasan’ı verdi. Orhan Bey 1325‘te Yenişehir’den ayrılarak önce Adranos (Orhaneli), sonra da Bursa’yı fethetti. Hasta yatağında Bursa’nın fethini öğrenen Osman I, hayata gözlerini yumdu. Önce Söğüt’te defnedilen Osman I, sonra vasiyetine uyularak Bursa’da Gümüşlü Kümbet’e gömüldü. Dünya tarihinin sayılı imparatorluklarından birinin temellerini atan Osman I mertliği, cesareti, dürüstlüğüyle kendini kabul ettirmiş, üstün yetenekli bir önderdi. Aynı zamanda uzak görüşlü ve örgütçü bir karaktere sahip olan Osman I, bir yandan düzenli olarak Bizans’ın zararına ülkesini genişletip, topraklarındaki Müslüman ve öteki dinlerden uyrukları güvenlik içinde yönetirken,öte yandan da devlet kurumlarının temelini atmıştır.
Bu yazı bugün 8 defa okundu.. Toplamda 2479 defa okunmuştur.
IP Adresiniz:
38.103.63.58
