Jan 18

Elementlerin periyodik tablosunda simgesi Ag olan, beyaz, parlak, kıymetli bir metalik element. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,87 gramdır. Ergime noktası 961,9 °C, kaynama noktası 1950 °C ve özgül ağırlığı da 10,5 g/cm³’tür. Çoğu bileşiklerinde +1 değerliklidir. Ag sembolü Latince argentum kelimesinden gelir.
Paslanmaz, parlak beyaz renkle, kolay işlenir ve tel haline getirilebilir bir metaldir. Altın ve platin gibi,gümüş de doğada az bulunan melallerdendir.Zaten bu metallar az miktarda olmasalardı, bu kadar değerli olmazlardı. Gümüşe soy metal de denir. Bunun nedeni havanın,suyun ve çeşitli asitlerin etkisiyle bozunmaya uğramamasıdır.Gümüş oksitlense bile bozunmaz;yalnızca kararır. Kararmış gümüş kuvvetlice ovulursa yeniden eski parlaklığını kazanır.Gümüş çok iyi bir iletkendir.Isıyı ve elektriği iletir.Ayrıca yumuşak ve dövülebilir niteliktedir. Bu nedenle işlenmesi
çok kolaydır. Gümüşten çeşitli eşyalar yapılır. Gümüş,ışığı geçirecek kadar ince levhalar haline de Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 2216 defa okunmuştur.
Jan 16
…………………………………………….
Türk boylarından birinin öbür boylar tarafından yok edilmesi, kurtulan tek çocuğun bir
dişi kurt tarafından beslenmesi, sonra bu çocuktan ve kurttan türeyen soyun çoğalması,
düşmandan öç alması… Bozkurt efsanelerinin ana temi işte budur.
Göktürklerin asıl destanı “Ergenekon Destanıdır. Fakat bu destanda kurt ikinci planda kalmakta, sadece Türk başbuğunun özel ismi olarak yer almaktadır. Bu destan besbelli yüzyıllar boyu Türk toplumları arasında söylenegelmiştir. Onu halk arasında dolaşarak derleyen ve ilk defa yazıya geçiren ünlü tarihçi Reşidüddin Tabib’tir.1248-1318 yılları arasında yaşamış olan Reşidüddin
Tabib, derlediği Ergenekon destanını,”Camiü-t-Tevarih=Tarihler Derlemesi”
adlı Farsça yazılmış pek meşhur eserine geçirmiştir.Oğuz Kağan Destanı da ilk defa Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 769 defa okunmuştur.
Jan 16

Büyük Hun imparatorluğu dağıldıktan sonra Türklerin büyük bir kısmı Volga’dan batıya geçmişlerdi. İşte bu geçiş sırasında büyük bir Hun birliği de güneye inmiş, Batı Türkistan yöresine gelerek, Ak-Hun Devleti’ni kurmuştu.
Ak-Hun Devleti kısa zamanda genişleyerek Afganistan’ın Toharistan bölgesine, Seyhun
ve Semerkand dolaylarına hâkim olmuştu.Sınırları, batıda Hazar Denizi’nin güneyine kadar uzanıyordu. Yerleştikleri bu bölgeden dolayı bunlara “Orta Doğu Hunları” da denir.
5. yüzyılda hükümdar olan Eftal’den dolayı ise “Eftalit Devleti” olarak anılmaya başladı. Yıkılışına kadar hem Ak-Hun, hem de Eftalit adıyla anıldı.Ak-Hunlar’ın en büyük iki kabilesi Uar ve Hun kabileleri idi. Yönetime daha çok bu kabileler hâkim oluyordu.Uar-Hun’lar, İran üzerine baskılarını arttırmış ve 358 yılında Sasanîler bir anlaşma yapmışlardı. Bu anlaşmaya rağmen Sasanîler üzerindeki baskıları devam etti. Sasanî hükümdarlığına Behram Gor gelince,Ak-Hunlar Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 1056 defa okunmuştur.
Jan 09
……………………………………………….
Anadolu’da Bizans sınırına dayanan Osmanlı Türkleri, Çanakkale Boğazı’ndan Avrupa’ya o koca imparatorluğu tamamen çevrelemişlerdi. Tabii, Avrupa’daki fetihler de devam ediyordu. Orhan Gazi‘nin yerine geçen oğlu I. Murad‘ın hedefi Sırbistan’ı ele geçirmekti.
Osmanlı ilerleyişine karşı büyük bir birlik oluşturan Lehistan, Sırbistan, Macaristan, Bosna, Romanya, Hırvatistan ve Bohemya kuvvetleriyle bunlara katılan başka gruplar derhal harekete geçtiler. Topladıkları ordu, sayıca Osmanlı ordusundan iki - üç kat fazlaydı. Kosova’ya doğru yürüdüler.
Sultan Murad, oğulları Beyazıd ve Yakup Beyler, Vezir Çandarlı Ali Bey, Gazi Evrenos Bey ve öteki ileri gelenlerle toplanıp durumu görüştü. Vezir Ali Paşa, Kur’an-ı Kerim’den ayetler okuyarak Cenab-ı Allah’ın sabredenlerle beraber olduğunu, azın çoğa galip gelebileceğini söyledi. Öteki beyler de savaş yapılması görüşündeydiler. Savaş için sabahın olması beklenecekti. Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 657 defa okunmuştur.
Jan 09
pehlivan
Türkler, Büyük Göç’ten önce tabiat güçlerine tapınmanın etkisinde kalarak doğaya, kuvvete tutkun karakteristik özellikleriyle, asırlar boyunca pehlivanlığı baş tacı yapmışlardır.
İslamiyet’ten önce de her Türk’ün güreştiği bilinmektedir. Ölen yiğitler silahlarıyla gömülerek mezarları çevresinde dokuz gün dokuz gece süren güreşler düzenlendiği rivayet edilir.
Yiğitlerin ölüm yıldönümlerinde de yine üç gün üç gecelik güreş müsabakaları düzenlendiği anlatılır. Yaşantısı sürekli olarak tabiat ile savaşmakla geçen Türk Ulusu’nun 3000 yıldır güreş yaptığı söylenir.
Sinoloji profesörü D.W. Eberhad , Çin kaynaklarının (Han) zamanından (M.Ö. 2. yüzyıl) güreşle ilgili bilgiler verdiğini ve bu kaynaklarda güreşin “toslama” işaretiyle gösterildiğini, Türkistan’ın (Yen-Çi) ülkesinde yeni yılın ilk günü zırhlanmış yiğitlerin savaştıklarını, yine Türkistan’ın (Kuça) şehrinde yeni yılın başladığı gün öküz, at ve deve güreşleri yapıldığını Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 900 defa okunmuştur.
Jan 05
İsrailoğullarının Gazze’de MÜSLÜMANLARA yönelik yürüttüğü soykırımı Lanetliyoruz…
Ve Filistin Hamas direniş örgütü kurucusu olan Şehit Şeyh Ahmet Yasin’in Allah’a yakarışını ve şikayetini okumanızı tavsiye ederim. Allah tarafından Lanetlenen İsrailoğullarının yaptığı bu katliama karşı nasıl aciz ve tepkisiz kaldığımızı bir kez daha düşünelim.
- Şehit Şeyh Ahmet Yasin’in Allah’a yakarışı
ALLAH’ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikayet ediyorum!
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!..
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!..
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!.. Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 603 defa okunmuştur.
Dec 13

Şu son günlerde Ülkemizde üstüste petrol bulunmaya başlandı.Peki bu petrol araştırmaları yeni mi ortaya çıktı yoksa daha önce de Ülkemizde petrol arandı mı?.. Güneydoğu petrol cenneti mi? İşte tüm bu soruların cevapları 100 yıl önce Sultan II. Abdülhamid tarafından hazırlanan petrol haritasıyla verilmiş.
Türkiye petrol denizi üzerinde mi? Sınırın öteki yakasında petrol çıkıyor da Güneydoğu’da niye çıkmıyor? Ya da başlayıp bitmeyen bir polemik; Türkiye’de petrol var ancak yabancılar çıkarmamıza izin vermiyor! Peki gerçekten petrolü bol denilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde petrol var mı? Bu soruya Sultan II. Abdülhamid yüz yıl öncesinden cevap veriyor. Sultan’ın hazırlattığı tespit haritasında Güneydoğu Anadolu’nun neredeyse tamamında yüksek ölçekte petrol rezervinin olduğu saptanıyor. Görevli mühendisler araştırmalarını Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı tutmayıp Osmanlı toprakları içinde bulunan Zaho, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Musul ve Bağdat gibi bölgeleri de tarıyorlar. İşin en ilginç tarafı yüz yıl önce Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 1012 defa okunmuştur.
Nov 02

Sokullu Mehmed Paşa, Don ve Volga ırmaklarının birbirine en çok yakınlaştığı yerde bir kanal açmayı düşünmüştür. Bu proje için bütün ihtiyaçlar büyük bir gemiye yüklenip bölgeye götürülmüştür. Askerler üç ay kadar kazarak kanalın üçte birini bitirdiler.
O sıralar kış yaklaşıyordu ve bazı kimseler “Buraya kış altı ay evvelden gelir. Soğuktan insanın eli tutmaz olur.” diyerek askerleri korkuttular. Askerlerde kaçarak projeyi yarım bıraktılar.
Padişah durumu öğrenince, Sokullu’ya masrafları karşılamasını emretmiştir. Eğer bu proje gerçekleşebilseydi, Asya’daki Türk Topluluklarına ulaşılabilecek, Rusya’nın gelişmesi önlenecek, İran Tamamını oku »
Bu yazı bugün 3 defa okundu..
Toplamda 1024 defa okunmuştur.
Nov 02
İkinci Murad Han, saltanatı daha 12 yaşında olan oğlu İkinci Mehmed‘e (Fatih Sultan Mehmed) bırakarak, Manisa’ya inzivaya çekildi ve ibadetle meşgul olmaya başladı. Bu durumdan faydalanmak isteyen yeni bir Haçlı ordusu 1444 Eylül’ünde Türk topraklarına girdi. Vaziyetin ciddiyetini anlayan Sultan Mehmed, babasına yazdığı mektupla tekrar ordunun başına geçmesini istedi. Ancak İkinci Murad Han, oğluna saltanatın sahibinin kendisi olduğunu bildirerek, yeniden ordunun başına geçmeyi reddetti. Bunun üzerine İkinci Mehmed Han babasına ferman gönderdi. Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 731 defa okunmuştur.
Nov 02

Doğum tarihi tespit edilememiştir. İlk Büyük Hun İmparatorluğu hükümdarı Teoman’ın oğludur. Teoman’ın başka bir karısından ve Oğuz Han’dan yaşça küçük bir oğlunun annesi, kendi oğlunu tahta geçirmek için çareler aradı ve sonunda Teoman’ı kandırarak Oğuz Han’ı güney-batı komşuları olan Kuşanlara rehin yollattı. O dönemdeki hukuk anlayışına göre, rehin, barış teminatı demekti. Oğuz Han’ın üvey annesi, oğlunun tahta geçmesini garantilemek için, Teoman’ı bir kere daha kandırarak Kuşanlara savaş açtırdı. Anlaşma bozulduğundan, Oğuz Han’ın Kuşanlar tarafından öldürülmesi gerekiyordu. Fakat Oğuz Han, süratle ülkesine kaçtı. Babası buna sevindi ve ödül olarak ona 10 bin askerlik bir vilayet verdi. Oğuz Han, yakaladığı bu imkanı iyi kullandı. Kahramanlık ve teşkilatçılık gibi özelliklerini kullanarak, kin duyduğu babasına karşı askeri hazırlığa başladı. Elindeki orduyu bir savaş makinesi haline getiren Oğuz Han, alışılagelmiş bir silah olan oku da geliştirerek menzilini uzattı. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra, babasının üzerine yürüdü ve onu yenerek M.Ö. 209 yılında Hun tahtına çıktı. Tamamını oku »
Bu yazı bugün 0 defa okundu..
Toplamda 989 defa okunmuştur.